“BEN DE SIĞAR İKİ CİHAN, BEN BU CİHANA SIĞMAZAM”

“BEN DE SIĞAR İKİ CİHAN, BEN BU CİHANA SIĞMAZAM” Bu güçlü özdeyişi, günümüzün karmaşık ve sıklıkla zorlayıcı dağılımlarını inceleyerek özellikle akılda tutmamız gereken bir anlam taşıyor. Orta Doğu’nun, özellikle İsrail’in..

“BEN DE SIĞAR İKİ CİHAN, BEN BU CİHANA SIĞMAZAM”

“BEN DE SIĞAR İKİ CİHAN, BEN BU CİHANA SIĞMAZAM”

Bu güçlü özdeyişi, günümüzün karmaşık ve sıklıkla zorlayıcı dağılımlarını inceleyerek özellikle akılda tutmamız gereken bir anlam taşıyor. Orta Doğu’nun, özellikle İsrail’in Gazze’deki zulmüne ve katliamına tanıklık ederken, bu sözlerin anlamı daha da derinleşiyor.
Gazze, uzun yıllar süren bir katliamın tan da merkezinde bulunuyor. İsrail ile Müslümanlar arasındaki bu çatışma, sadece bu iki tarafı etkilemiyor, aynı zamanda tüm dünyada değişiyor. Gazze’deki insanlar, yıl boyu süren çatışmanın ardından büyük kişiler yaşadılar. İnsanların evlerini, ailelerini ve umutlarını kaybettiler. Bu, dünyanın gözleri önünde ilerlerken, “Ben de sığar iki cihan, ben bu cihana sığmazam” sözleri, insanlık adına bir büyük sınavı hatırlatıyor.
Ancak Gazze’deki Merhamet sadece İsrail’in sorumluluğunda değil, aynı zamanda bölge ve dünya genelindeki bazı binaların korkak tedavileri nedeniyle de devam ediyor. Müslüman ülkelerin, bu zulme karşı daha güçlü bir şekilde seslerini yükseltmeleri ve Filistin’in yanında durmaları bekleniyor. Ancak korkak liderler, kendi çıkarlarını düşünerek sessiz seçimleri tercih ediyorlar. Ancak, sadece Gazze’deki insanların ihaneti değil, aynı zamanda tüm insanlığa karşı bir sorumluluğun büyütülmesidir.

Gazze’deki Kahramanlık, dünya çapında insan haklarına ve uluslararası hukuka açık bir meydan okuma olarak karşımızda duruyor. İsrail’in Gazze’ye yönelik askeri operasyonları, sivillere zarar vermesi ve insani krizlere yol açması. Pek çok masum insan yaşamlarını kaybetti veya yaralandı, evsiz kaldı ve temel haklara erişim sınırları hale geldi.
İsrail-Filistin çatışması, onun iki taraflı olarak geliştirilmesi bir sorundur. Ancak bu çatışmanın sona ermesi ve barışın sürdürülmesi için adil ve kalıcı bir çözüm bulunmalıdır. insanlara zarar verme hakkı gösterilmeli, kişilere zarar verilmesi önlenmeli ve tüm düşmanlıklara karşı çözüm yolu ile ulaşılmalıdır.

Bu noktada, “Ben De Sığar İki Cihan, Ben Bu Cihana Sığmazam” sözleri, hem İsrail hem de Gazze’deki insanlar ve dünya sorumluluğu için bir hatırlatma olmalıdır. İnsanlık, bu zor dönemde bir arada durmalı, barış ve adil bir çözüm için çaba göstermelidir. Sadece bu şekilde, dünyanın dört bir yanındaki insanlar için daha iyi bir gelecek sağlayabiliriz. Bu, tüm bilim cihanlara sığacak kadar büyük olduğunu hatırlamamız gereken bir çağrıdır.

İLK YORUMU SİZ YAZIN

Hoş Geldiniz

Üye değilmisiniz? Kayıt Ol!

Hemen Hesabını Oluştur

Zaten bir hesabın mı var? Giriş Yap!

Şifrenizi mi Unuttunuz

Kullanıcı adınızı yada e-posta adresinizi aşağıya girdikten sonra mail adresinize yeni şifreniz gönderilecektir.

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.