Gevaş’ın Kurtuluşu Neden Kutlanmadı? Bir Zamanlar Bayramdı: Kurtuluş Gününün Unutulmaması Gereken Hikâyesi Bazı günler vardır ki sadece bir tarih değildir…Bir milletin acısını, direnişini ve yeniden ayağa kalkışını anlatır.Gevaş için o..
Gevaş’ın Kurtuluşu Neden Kutlanmadı?
Bir Zamanlar Bayramdı: Kurtuluş Gününün Unutulmaması Gereken Hikâyesi
Bazı günler vardır ki sadece bir tarih değildir…
Bir milletin acısını, direnişini ve yeniden ayağa kalkışını anlatır.
Gevaş için o gün 31 Marttır.
Ama bir zamanlar bayram havasında geçen o gün, bu yıl neden sessiz geçti?
Gevaş’ın düşman işgalinden kurtulduğu 31 Mart, ilçemizin tarihindeki en önemli günlerden biridir.
Bu tarih, sadece bir askeri zafer değil; aynı zamanda büyük acıların, fedakârlıkların ve direnişin ardından gelen bir özgürlüğün adıdır.
Bu yüzden yıllardır Gevaş’ta kurtuluş günü özel törenlerle kutlanırdı.
Bilmeyenler için hatırlatmakta fayda var:
Bu törenleri genellikle belediye organize eder, ilçe protokolü, öğrenciler ve vatandaşlar bir araya gelirdi.
Açık alanlarda yapılan kutlamalarda halk oyunları gösterileri, öğrencilerin okuduğu şiirler, temsilî kurtuluş canlandırmaları ve çeşitli etkinlikler yapılırdı.
O gün Gevaş’ta adeta bir bayram havası eserdi.
Çocukların heyecanı, gençlerin gururu ve büyüklerin gözlerindeki anlamlı bakışlar…
Hepsi aynı duyguda birleşirdi:
“Bu topraklar kolay kazanılmadı.”
Kutlamalara halkın katılımı oldukça yüksek olurdu.
Çünkü herkes bilirdi ki bu gün, geçmişte verilen büyük mücadelenin hatırlandığı gündü.
Ancak bu yıl aynı tabloyu göremedik.
İster istemez insanın aklına şu soru geliyor:
Gevaş’ın kurtuluşu neden kutlanmadı?
Bir ilçenin kurtuluş günü sadece bir etkinlik değildir.
Bu günler, bir toplumun hafızasını canlı tutan günlerdir.
Çünkü tarih unutulursa fedakârlıklar da unutulur.
Şehitler unutulursa, o toprakların nasıl vatan olduğu da zamanla hatırlanmaz olur.
Gevaş’ın kurtuluşu, sıradan bir tarih değildir.
Bu topraklarda yaşayan insanların yaşadığı acıların, çektiği sıkıntıların ve verdiği mücadelenin sonucudur.
O yıllarda bu topraklarda nice insan hayatını kaybetti.
Nice aileler dağıldı, nice ocaklar söndü.
Ama bütün o karanlık günlerin ardından gelen bir gerçek vardı:
Vatan sevgisi.
Gevaş’ın kurtuluş hikâyesi anlatılırken ismi mutlaka anılması gereken bir kahraman vardır:
Ahlatlı Osman Çavuş.
Rivayetlere göre, seferberlikten dönen Gevaşlı Latif isimli bir zat bir gece rüyasında Osman Çavuş’u görür.
Şehit ona, naşının toprağın dışında olduğunu ve üzerinin örtülmesini istediğini söyler.
Bu rüyanın ardından Latif Efendi durumu Gevaş’ın ileri gelenlerine anlatır.
Birkaç kişi ve dönemin askeri birlik komutanı ile birlikte tarif edilen yere, yani Baklakar Tepesi’ne giderler.
Orada gördükleri manzara herkesi hayrete düşürür.
Elinde tüfeği bulunan bir şehit…
Şakağından vurulmuş halde…
Üzerindeki elbiseler yıpranmış olsa da bedeninde hiçbir bozulma yoktur.
Sanki hâlâ nöbet tutmaktadır.
Şehidin elindeki tüfeği almak isterler ama alamazlar.
O sırada askeri birlik komutanı öne çıkar ve şu anlamlı sözleri söyler:
“Sen nöbetini tamamladın… Şimdi nöbet sırası bende.”
Bu sözle birlikte tüfek şehidin elinden alınır ve Ahlatlı Osman Çavuş bulunduğu Baklakar Tepesi’nde defnedilir.
Daha sonra bu yere bir şehit abidesi yapılır.
Ama aslında o tepe, zaten başlı başına bir kahramanlık anıtıdır.
Kurtuluş günleri sadece tören yapmak için değildir.
Bu günler, geçmişe olan vefa borcumuzu hatırlamak içindir.
Bir millet, şehitlerini hatırladığı sürece güçlüdür.
Onları anmak, onların bıraktığı mirasa sahip çıkmaktır.
Gevaş’ın kurtuluşu da böyle bir mirastır.
Bu yüzden bu günün sadece takvimde kalan bir tarih olmaması gerekir.
Çünkü bu toprakların her karışında bir hatıra, bir fedakârlık ve bir mücadele vardır.
Bugün belki tören yapılmadı.
Belki meydanlarda halk oyunları oynanmadı, şiirler okunmadı.
Ama tarih yine de orada duruyor.
Baklakar Tepesi’nde yatan Ahlatlı Osman Çavuş ve ismini bilmediğimiz nice şehit, bu toprakların nasıl vatan olduğunu bize hatırlatmaya devam ediyor.
Onları rahmet ve minnetle anıyoruz.
Ve büyük şair Mehmet Akif Ersoy’un duasını bir kez daha hatırlıyoruz:
“Allah bu millete bir daha İstiklal Marşı yazdırmasın.”
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.